Haber / Gülsen Kaya

2024-2025 eğitim-öğretim yılının son gününde açıklama yaparak 1. döneme dair değerlendirmelerini ve eğitim sistemi konusunda taleplerini açıklayan Veli-Der Mersin Temsilciliği, Yenişehir Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Dernek adına açıklama yapan Veli-Der Mersin Temsilcisi Meral Gümüş, öğrencilerin durumuna ve taleplere dair konuşarak, “Ücretsiz okul yemeği; salgın, artan yoksulluk ve depremle birlikte ülkemizin en temel ve en acil gündemlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Türkiye’de çocukların yüzde 45’i yoksulluk riski altındadır. TÜİK 2022 verilerinde üç çocuktan biri ciddi maddi yoksulluk, yetersiz beslenme sorunu yaşıyor. Ülkemizde 0-4 yaş aralığındaki çocuk sayısı yaklaşık 6 milyondur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Araştırması’na göre 5 yaş altı çocuklarda bodurluk yüzde 10’a ulaşmıştır. Okul yemekleri programları ihtiyaç temelli bir gıda desteği müdahalesi değil temel yurttaşlık hakkıdır. Kamusal haktır” dedi.

“Dini içerikli ders dayatmasına son verilmelidir”

Kansere yakalanmamak için uzak durun Kansere yakalanmamak için uzak durun

Okullarda ücretsiz yemek ve temiz su ihtiyacına vurgu yapan Gümüş, MESEM’ler de değinerek, “MESEM sonlandırılmalı, ücret olarak verilen rakamlar çocuklara burs, maddi eğitim desteği olarak verilmeli, çocukların okullara geri dönüşü sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

MESEM’lerle birlikte ÇEDES konusuna da değinen Gümüş, “ÇEDES ve benzer uygulamalar biz velilerin, öğretmenlerin itirazlarına rağmen tüm eğitim kurumlarında çocuklarımızın laik, bilimsel eğitim hakkı hedef alınarak sürdürülmektedir. Bu uygulama ancak biz duyarlı velilerin itirazları ile engellenebilir. Önümüzdeki günlerde 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için ders seçim dönemi başlayacak. Her öğrencinin istediği dersi seçme özgürlüğü ellerinden alınmaktadır. Seçmeli ders süreci zorunlu din dersine ek olarak diğer dini içerikli derslerin de zorunlu hale getirildiği bir uygulamaya dönüştürülmektedir. Seçmeli adıyla zorunlu dini içerikli ders dayatmasına son verilmelidir” sözlerini kaydetti.

“Kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmelidir”

Enerji tasarrufu gerekçesi ile hayata geçirilen kalıcı yaz saati uygulaması çocukların fiziksel ve akademik gelişimine etki ettiğini söyleyen Gümüş, “Karanlıkta başlayan ve karanlıkta sonlanan eğitim çocuklarımızın güvenliğini de riske atmaktadır. Çocuklarımızın fiziksel, zihinsel gelişimi için, her günü karanlıkta güvenlik kaygısı ile yaşamamaları için kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmelidir” dedi.

Eğitim hakkı için mücadele çağrısı yapan Gümüş, laik ve kamusal eğitim hakkına sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Editör: Gülsen Kaya